Hem The Chemical Brothers‘ın yeni şarkısı Swoon‘u paylaşayım hem de sizleri ailemizin en yeni üyesi Zoi kızımızla tanıştırayım dedim. Kızımız pek sakin mizaçlı ama bir o kadar da oyuncu. Aşırı derecede atletik ve gözü kara. Bir de sanırız önceki hayatında av köpeğiymiş. Acayip de bir koklama dürtüsü var, herşeyi önce bir kokluyor. Herkesin kendi kedisinin hareketleri ve huyları kendine şirin gözüküyor, biliyorum. Ben de bizim kızın sürekli söylenmesini seviyorum. Mıkır mukur birşeyler diyip duruyor sürekli. Bir de pusu kurması var. Ben odadan çıkarken bacağıma pati atıp kaçıyor haspam.
Zoi ya da Zoey ya da Zoiş
The Chemical Brothers‘ın Swoon‘unu da aşağıdan dinleyip indirebilirsiniz. Ben beğendim. Galvanize, Do It Again, Hey Girl Hey Boy kadar çarpıcı olmasa da beğendim ben.
İşin aslı başlığın içerikle hiç alakası yok. Yani içerik de başlık da birbirinden kopuk, dolayısıyla aslında başlık içerikle de gayet alakalı.
Mayıs ayında Jalin’le gittiğimiz Yedigöller gezisinden yukarıdaki resim. Profesyonel fotoğrafçı değilim, o yüzden idare ediverin. Hoş Yedigöller’de ne tarafa baksanız harika bir manzara ile karşılaştığınız için, fotoğraf makinanız kazara düşerken bile güzel resim yakalayabiliyorsunuz. Continue reading »
Tüm gece uyumadan çalıştım, Jalin’i sağ salim işine gönderdim, şimdi de biraz kestirmeyi düşünüyordum ama favori sitelerimden Dödselectro‘ya son bir bakmadan edemedim. Burası güzel elektronik müzik mp3′lerine ulaşabileceğiniz sitelerden biri. Herneyse, siteye uğramamla beraber uyuma hayallerimi biraz daha ertelemek zorunda kaldım. Çünkü Gus Gus’ın yeni albümü 24/7‘nin ilk single’ı, bana göre muhteşem bir sonbahar şarkısı olabilecek Add This Song görücüye çıkmış. Umarım sizler de severseniz, taze taze. Bu arada ben de bunun mp3′ünü hypem.com’da buldum, artık gönül rahatlığıyla uyuyabllzzzzz….
Yazın bitmesine sadece bir hafta kaldı. Bitsin varsın, güzel bir yaz oldu benim için. Hele geçen yazı kamuflaj desenleri içinde, cepheden cepheye koşarak; kah helikopterden helikoptere havada atlarken, kah atılan el bombalarını düşmeden yakalayıp düşmana geri fırlatırken geçirdiğim düşünülürse…
Herneyse, ben de hem yazın bitişine az kalması, hem de günlerden Pazar olması sebebiyle güne uygun bir şarkı seçtim: Bat For Lashes – Daniel.
Bu arada single’ın kapağını görmeden önce şarkıdaki Daniel’ın Karate Kid‘deki (Karate Kerata) deli oğlanla alakası olabileceğini düşünmemiştim, bizim Cilala Parlat Daniel‘la yani…
Yok yok, marihuana’yı savunuyor değilim. Bir şarkı paylaşacağım o kadar.
Vakti zamanında yamaç paraşütü ile uğraşıyordum. O zaman paraşütçülerden oluşan bir grubum vardı. Hepsi okumuş etmiş, sıyırıp kendini doğaya vermiş tiplerdi. Daha da güzeli ben 30′uma yaklaşmama rağmen aralarında en küçük olduğumdan çocuk gibi hissediyordum (Şimdi 34′üm, ne var?). İşte ne zaman bu arkadaşlarımızla bir organizasyon yapsak bu ve benzeri şarkılar çalarlar, beni de bayarlardı. Ben o zamanlar clubber’ım filan yani… Continue reading »