Oh la la la, trüf mantarı!
Gurmelikle pek değil, hiç alakam yok. Hatta bu konuda problemli biri sayılabilirim. Çocukluğum Zonguldak Ereğli‘de geçti, yani deniz kasabasında büyüdüm. Buna rağmen deniz ürünlerini sevmem, yemem; yediğim tek deniz ürünü ton balığı konservesi. Sebzelere de büyüdükçe alışmamla beraber, kerevizi ve pırasayı sadece savaş durumunda, o da düşmanın kafasına vurmak için kullanırım.
Tabiki mutlu değilim böyle olmasından. İsterdimki ben de balıkları ayırd edebileyim, bir balığı diğerine tercih edeyim. Hatta “Oh monşer bu 28 bacaklı aldante pişmiş beyaz şarap soslu deniz yaratığı da ne harikaymış, michelin yıldızlı şef ne de güzel füzyon yapmış” diye cümleler kurayım.
Ama iş okumaya gelince, en çok sevdiğim yazılardır gurme yazıları. Sanırım bana belgesel seyretmenin tadını verdiği için. Hani, bir bina yapılırken çekilen zorlukları bilmek, tarihten bir karakter hakkında detayları öğrenmek aslında pek bir işimizi görmez ama bizi kısıtlı dünyamızdan çıkardığı için bunları yapmak hoşumuza gider ya… Benimki de o hesap. O yazıları okurken uzaktaki bir restoranda tipini bile sevmediğim balıkları yerken, kokusuyla beni Yoda’ya benzetebilecek sosları denerken, mutfakta füzyon yemek girişimlerinde bulunurken ya da adını söyleyemediğim şarapları içerken görebiliyorum kendimi.

İşte adı geçen Ereğli :)
Herneyse, bu konulara gelince benim de iki favorim var. İkisi de en severek okuduğum gazete olan Milliyet’te de yazan insanlar. Birincisi şahane insan Vedat Milor, ikincisi ise yine aynı sayfada yazan İçki Uzmanı Mehmet Yalçın. Vedat Milor NTV‘de de program yapıyor, oradan da tanıyor olabilirsiniz.
Vedat Milor aslında çok kaliteli bir eğitimi olan, yurtdışında da devlet için çalışmış biri. Kişiliğindeki kaliteyi blog sitesindeki yazılarından da görebilmeniz mümkün. Bir ilginç özelliği de aslında hatırı sayılır bir kariyer yapma imkanı varken, sadece yemek yemeyi buna tercih etmesi.
Benim oturup da bu blogu yazmama neden olan şey ise Uzman TV‘de kokteyleri araştırırken Mehmet Yalçın‘ın viski yorumlarına rastlamış olmam. Seyretmenizi tavsiye ederim; dediğim gibi içkiyle aranız olmasa bile sizi biraz olsun kabuğunuzdan çıkarabilecek güzel şeyler bunlar. Bu arada viski yolun yarısını temsil eden bir içkiymiş, bende son zamanlarda gelişen viski sevgisinin nedeni bu olsa gerek :)
Uzman TV’den diğer bir içki uzmanı keşfim de Ertan Engin. Onun da kokteyl anlatımlarını dinlemenizi tavsiye ederim. Bir konu hakkında uzmanı konuşurken konu kendiliğinden güzelleşiveriyor.
Son olarak da bu Ramazan gününde bu kadar içki konuştuğum için başımın belaya girmemesini umduğumu söylemek istiyorum :)
This entry has no comments
Sorry, but comments closed.