Her Sabah Kahvaltıda
Sürerim Ekmeğime Sansürella

Belki farkında değilsiniz ama çok komik bir ülkede yaşıyoruz. Bu çok komiklik aslında bildiğin traji komiklik. Hatta tevellütü daha gerilerde olacaklar için şöyle de açıklamakta mahsur yok: Gülüyoruz ağlanacak halimize
Başlıktaki gibi sansür, yasaklama denince üstüne yazılması, düşünülmesi gereken çok şey var. Ben şimdilik bir çok yasaklamaya göre daha naif ama gidişatın tehlikesini göstermesi açısından önemli bir ahir zaman sansüründen bahsetmek istiyorum. Yakın zamanda iki site daha engellendi; Last.FM ve MySpace. İki site hakkında da çok fazla konuşmaya gerek yok heralde. Sitelere erişimi engelleten kurum, telif haklarından şikayetçi MÜYAP; detaylarını burada okuyabilirsiniz.
İşin komik yönü site engellemenin bu kadar kolay olabilmesi. Hem de sitenin içeriğinin şikayetle uyumluluğu tartışılır olsa bile… MySpace’de sanatçılar ve insanlar şarkıları dinlenmesi için (indirilebilir olmayan şekilde) paylaşabiliyorlar, peki ama şarkı paylaşmayanların suçu ne? Daha da önemlisi, bu sitelere erişenlerin suçu ne? Engelleme kararını veren merci buna ne kadar dikkat ediyor? Ya da bizler gibi bu sitelere erişenlerin savunucusu biri bu kararın içinde yer alabiliyor mu? İnsanlar kötü, pis, kaka şeyler aratıyor diye Google’ı kapattırabilir miyim?
Bu engellemelerle beraber günlük hayatımıza da DNS diye bir kelime geldi. Engelenen sitelere “bu şeyin” ayarlarıyla oynayarak erişebiliyoruz. Ama bu da sorunun asıl çözümü değil, aslında sadece tehlikeyi görmezden gelmenin başka bir şekli.
Durumu anlamak için basitçe DNS’i şöyle tarif edebilirim: İnternette ulaşmak istediğiniz her sitenin bildiğimiz ismi dışında bir adresi vardır, aynı telefon numaraları gibi. Biz nasıl telefon numaralarını ezberlemek istemeyip onun yerine telefon rehberlerine isim + telefon şeklinde kaydediyorsak, kişiyi aramak istediğimizde rehberden ismini bulup arama yapıyorsak internette de aynı şekilde çalışıyor. Biz google.com’a gitmek istediğimizde, tarayıcımız ilk önce bilgisayarımızda kayıtlı olan DNS adresine gidip, google.com’un asıl adresi nedir? diye soruyor. DNS de buna cevaben 74.125.45.100 gibi sayılardan oluşan bir adresi söylüyor ve tarayıcımız da gidip bu adresteki siteyi görüntülüyor. Yani DNS aslında telefon rehberi gibi çalışan, uzaktaki bir bilgisayardan ibaret.
Bir siteyi engellemek isteyen kişilerin yaptıkları ise gidip DNS’den ilgili sitenin adresini silmek. Bu durumda tarayıcınız DNS’e gidip www.last.fm’in asıl adresi nedir? diye sorduğunda cevap alamıyor ve takılıp kalıyor. Engellemeleri yapan kişiler tabiki bu silme işlemini sadece kendi sorumlulukları olan DNS lerde yapabiliyorlar. Yani TTNET’in DNS’lerinde. Türkiye’de internete bağlanan kişiler otomatik olarak TTNET DNS’lerini kullandıkları için de bu engellemeden etkileniyorlar.
Bu engellemeden kurtulmak için bulunan geçici çözüm TTNET DNS’leri yerine dünyanın başka yerinde yer alan OpenDNS gibi DNS’lerin adreslerini kullanmak. Bu şekilde tarayıcılarımız TTNET’in valla yapcak bişi yok diyen DNS’lerinin yerine onlara www.last.fm’in adresini biliyorum, şurası diyen DNS’lerle muhatap oluyorlar.
Burada dikkat ederseniz, aslında halen, muhtemelen TTNET’deki birilerinin iyi niyeti söz konusu. Yaptıkları sadece rehberden numarayı silmek, o kişiye giden hattı kesmek değil.

İşte asıl tehlike de burada. Hepimiz internetten dünyaya çıkarken belli hatlar üzerinden ilerliyoruz. O hat üzerinde kimin hangi internet adresine erişmek istediğini bulmak ve bunu engellemek teknik açıdan çok kolay. Yani iyi niyetli bir DNS tarayıcınıza google.com 74.125.45.100 adresinde dese bile sizin oraya giden yollarınız kesilmiş olabilir.
Bu yüzden internette sansür çok tehlikeli, ve kesinlikle sıradan bir araç şekline dönüştürülmemesi gereken bir durum. Hepimizin engellenen siteler üzerinde hakkımız var. Birileri buralarda kötü şeyler yapıyor diye bizim haklarımız kısıtlanamaz. Bu tıpkı birisi sokağa tükürdü diye kimseyi sokağa çıkarmamaya benzer ve bunun sonu da kanunsuzluğun normalleşmesine doğru gider.
Eğer internette devlet bütünlüğünü tehdit ettiğini düşündüğünüz içerik varsa sadece o içeriğe erişmenin yöntemi ilgili site ile iletişim kurup kanunun yollarını izlemektir. Ya da internette telif hakları çiğneniyor diyorsanız bunun için de uygun mekanizmaları geliştirip işletecek kadar kafanızı yormalısınız (Örneğin Müyap internetten topladığı telif parasını sanatçılara nasıl dağıtacağını da ortaya koymuş olmalı). Daha da önemlisi, interneti sadece bedavadan mp3 indirildiği bir yer olarak görmekten öteye gitmelisiniz. Bugün internet sanatçılar için de çok önemli bir tanıtım mecrası. Dünyanın bir ucundaki müzisyene bile tanınma, eserlerini paylaşma imkanı sunabilen bir alan.
Son olarak, Müyap’ın bu yasakçı tavrına ilişkin bir eylemi duyurmak istiyorum. Dinleme Parkı bu konuda şöyle bir kampanya başlatmış. Katılımlarınızı eksik etmeyin.
Böyle bir postu da herşeye inat müzik paylaşmadan kapatmak olmaz. Aşağıdaki video frYars, yani 19 yaşındaki Londralı Ben Garrett‘in Visitors adlı şarkısına ait. Ben’in saçları için yorum yapmak istemiyorum ama şarkı için harika diyebilirim. Üstelik şarkının bir bonusu da Dave Gahan‘ın vokal desteği! Tadını çıkarın, saçlara takılmayın.
> mp3: frYars – Visitors
Category: Günün Şarkısı, Politika | Tags: dave gahan, depeche mode, dns, engelleme, fryars, last.fm, müyap, myspace, sansür, ttnet, türkiye, visitors, yasak 2 comments »

September 24th, 2009 at 3:14 pm
Ülkede nasıl özgürlük, nasıl internet erişimi var belli değil zaten…
Elimi attığım her yerde bir yasakla karşılaşıyorum. Blog’a koyduğum video, müzik bağlantılarının 80′i iptal durumda. Bir ftp alıp oradan paylaşsam diye geçiyor aklımdan, üşeniyorum. Bir zamanlar yapmıştım ama takibi zor gelmişti sonra.
Şimdi de şu DNS belası çıktı başımıza. Açıklama için teşekkürler.
Peki sorsam: evden blogger’a login olabiliyorum ama blogları açamıyorum, yorum bırakamıyorum. Ama iş yerinden gayet sorunsuz bağlanabiliyorum. Nasıl oluyor anlamadım? Evdeki TTNET, buradaki değil mi?
(Yoksa yukarıdaki yazıyı mı iyi okumamışım!!??!? :s )
September 25th, 2009 at 7:19 pm
Oyyip, dediğin gibi, yazıyı iyi okumamışsın :p
Muhtemelen evde ve işyerinde ayrı DNS ayarlarınız var. Ben aşağıdaki DNS adresleri ile blogspot’a ulaşabiliyorum. Evdeki DNS’ini bunlarla değiştirmeyi dene bir istersen.
68.105.28.79
69.111.95.106